| Neden hukuk fakültesi |
|
Hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzenidir. Hukukun adalete yönelmiş olması, onun belli etik değer kaygılan taşımasını ve nihayet hakkaniyetli olmasını gerektirir. Hukuk kendisini dönüştürme kabiliyetine sahip bir robot olmadığına göre onu hakkaniyete yöneltecek olan bireydir. Aslında her bir bireyin hakları ve haklarının sınırlarını bilmesi gerekmekte. Bir adım öteye gidersek, devlet her bir vatandaşı bu bilgiye ulaştırmak zorunda. Ancak her bir bireyin haklarını talep etmek için işletmesi gereken yollan ve inceliklerini bilmesi bir uzmanlaşma ihtiyacını ortaya çıkarmakta. Hukuk eğitimi haklan ileri sürme sanatım öğreten bir kurumdur.![]() Yine hukuk, hakların kaynağını akademik olarak inceler. Entellektüel bir düşünme sürecini içerir. Bunun için antropoloji, tarih, felsefeden tutun psikolojiye kadar geniş bir hazineden faydalanır. Hakikaten, pek çok sanatçı, şair, filozof da hukuk eğitimi almıştır. Bunun temelinde insanın anlama çabası yatar. İnsan anlamak ister çünkü tarih kadar eski haksızlıklar artık ortadan kaldırılmalıdır. Yani hukuk tahsil etmek idealist olmayı gerektirir. İdealizm ise hakiki bilgi olmadan yalnızca boş bir heyecandır. ![]() Bu kadar felsefe yeter dendiğini duyar gibiyim. Anayasamız 130. maddesinde yükseköğretim kurumlarını düzenlerken, milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirme ülküsünden bahsediyor. Mevcut ülke konjonktüründe, hukukçulara yoğun ihtiyaç bulunuyor. Örnekler verelim. Adli yargı hakimleri ile cumhuriyet savcılarının tamamı, idari yargı hakimlerinin büyük bir çoğunluğu hukukçulardan seçilmektedir. Ülkemizde, istinaf mahkemelerinin kurulması ve sair nedenlerle büyük bir hakim savcı açığı bulunuyor. Diğer ülkelerle kıyaslayınca bu açık belirginleşiyor. Fransa'da hakim-savcı mesleğinden olanlar 80 bine dayanmışken, ülkemizde henüz 15 bine ulaşmadı. Bu bakımdan, yüksek sayıda hakim-savcı alımı beklenebilir zira millet ve ülke ihtiyaçları bunu gösteriyor. Nihayet hukuk eğitimi görmek isteyenlerin gelecek kaygısı taşıması olağandır. Peki sadece hakim-savcılık mı? Çeşitli tüzel kişiliklerin avukat bulundurma zorunluluğu, gelişen teknoloji neticesinde hasıl olan karmaşık ihtilaflar neticesinde avukatlara olan ihtiyaç da artmakta. Fakülte mezunlarının yalnızca bir yıllık staj sonunda avukatlık ruhsatnamesi alabileceğini hatırlatalım. Bu ruhsatnameyi ibraz ederek noterlik başvurusu yapmak da mümkün. Hazine avukatlığı yapmak, çeşitli kamu kurumlarında avukat olarak çalışmak ya da bakanlıkların ihtiyacı olan uzman hukukçu kadrolarına girmek, KPSS sınavlarına girmek ve bazı hallerde kurumun düzenlediği sınavdan geçer puan almak şartıyla değerlendirilebilecek seçenekler arasında. Hukuk eğitimi neticede gelecek vaadi sunar görünmektedir. |
| < Önceki |
|---|




Hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzenidir. Hukukun adalete yönelmiş olması, onun belli etik değer kaygılan taşımasını ve nihayet hakkaniyetli olmasını gerektirir. Hukuk kendisini dönüştürme kabiliyetine sahip bir robot olmadığına göre onu hakkaniyete yöneltecek olan bireydir. Aslında her bir bireyin hakları ve haklarının sınırlarını bilmesi gerekmekte. Bir adım öteye gidersek, devlet her bir vatandaşı bu bilgiye ulaştırmak zorunda. Ancak her bir bireyin haklarını talep etmek için işletmesi gereken yollan ve inceliklerini bilmesi bir uzmanlaşma ihtiyacını ortaya çıkarmakta. Hukuk eğitimi haklan ileri sürme sanatım öğreten bir kurumdur.